İçeriğe atla
28 Ağustos 2026 · 15 Rebiülevvel 1448
Online Hatim
Rahmân Suresi

سُورَةُ الرَّحۡمَٰن

Rahmân Suresi

55. sûre · 78 âyet · Medenî · mushafta aç

1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلرَّحْمَٰنُ

1-2. âyetler birlikte çevrilmiştir

Rahmân Kur'an'ı öğretti.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
2

عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
3

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ

İnsanı yarattı.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
4

عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ

Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
5

ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۢ

Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
6

وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
7

وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
8

أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

Ölçüde haddi aşmayın.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
9

وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
10

وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

Allah yeri yaratıklar için var etti.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
11

فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ

Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
12

وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ

Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
13

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
14

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ كَٱلْفَخَّارِ

Allah insanı, pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
15

وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍۢ مِّن نَّارٍۢ

"Cin" i de yalın bir ateşten yarattı.

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
16

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.531 · 27. cüz
17

رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ

O iki doğunun ve iki batının Rabbidir.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
18

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
19

مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
20

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ

(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
21

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
22

يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ

O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
23

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
24

وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ

Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O'nundur.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
25

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
26

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۢ

Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
27

وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
28

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
29

يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍۢ

Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O'ndan isterler. O, her an yeni bir ilahi tasarruftadır.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
30

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
31

سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
32

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
33

يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍۢ

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
34

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
35

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌۭ مِّن نَّارٍۢ وَنُحَاسٌۭ فَلَا تَنتَصِرَانِ

Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
36

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
37

فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةًۭ كَٱلدِّهَانِ

Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
38

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
39

فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌۭ وَلَا جَآنٌّۭ

İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
40

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.532 · 27. cüz
41

يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ

Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
42

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
43

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ

İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
44

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍۢ

Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
45

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
46

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
47

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
48

ذَوَاتَآ أَفْنَانٍۢ

İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengarenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
49

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
50

فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

İçlerinde akan iki pınar vardır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
51

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
52

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍۢ زَوْجَانِ

İkisinde de her meyveden çift çift vardır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
53

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
54

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍۢ

Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
55

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
56

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ

Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
57

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
58

كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ

Onlar sanki yakut ve mercandır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
59

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
60

هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ

İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
61

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
62

وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
63

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
64

مُدْهَآمَّتَانِ

O iki cennet koyu yeşil renktedir.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
65

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
66

فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

İçlerinde kaynayan iki pınar vardır.

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
67

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.533 · 27. cüz
68

فِيهِمَا فَٰكِهَةٌۭ وَنَخْلٌۭ وَرُمَّانٌۭ

İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
69

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
70

فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌۭ

Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
71

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
72

حُورٌۭ مَّقْصُورَٰتٌۭ فِى ٱلْخِيَامِ

Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
73

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
74

لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ

Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
75

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
76

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍۢ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍۢ

Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
77

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
78

تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz

Meâl: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0)
Ses kaydı: Mişari Râşid el-Afâsî — AlQuran Cloud / islamic.network