İçeriğe atla
28 Ağustos 2026 · 15 Rebiülevvel 1448
Online Hatim
Vâkıa Suresi

سُورَةُ الوَاقِعَةِ

Vâkıa Suresi

56. sûre · 96 âyet · Mekkî · mushafta aç

1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

1-2. âyetler birlikte çevrilmiştir

Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
2

لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
3

خَافِضَةٌۭ رَّافِعَةٌ

3-7. âyetler birlikte çevrilmiştir

Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
4

إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّۭا

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
5

وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّۭا

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
6

فَكَانَتْ هَبَآءًۭ مُّنۢبَثًّۭا

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
7

وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًۭا ثَلَٰثَةًۭ

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
8

فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
9

وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
10

وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

10-11. âyetler birlikte çevrilmiştir

(İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
11

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
12

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Onlar, Naîm cennetlerindedirler.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
13

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

13-14. âyetler birlikte çevrilmiştir

Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
14

وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
15

عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ

15-16. âyetler birlikte çevrilmiştir

Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
16

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

Âyet sayfası s.534 · 27. cüz
17

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ

17-21. âyetler birlikte çevrilmiştir

Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
18

بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
19

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
20

وَفَٰكِهَةٍۢ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
21

وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
22

وَحُورٌ عِينٌۭ

22-23. âyetler birlikte çevrilmiştir

Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
23

كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
24

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

(Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
25

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا

Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
26

إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا

Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
27

وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
28

فِى سِدْرٍۢ مَّخْضُودٍۢ

28-34. âyetler birlikte çevrilmiştir

(Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
29

وَطَلْحٍۢ مَّنضُودٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
30

وَظِلٍّۢ مَّمْدُودٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
31

وَمَآءٍۢ مَّسْكُوبٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
32

وَفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
33

لَّا مَقْطُوعَةٍۢ وَلَا مَمْنُوعَةٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
34

وَفُرُشٍۢ مَّرْفُوعَةٍ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
35

إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
36

فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

36-38. âyetler birlikte çevrilmiştir

Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
37

عُرُبًا أَتْرَابًۭا

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
38

لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
39

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

39-40. âyetler birlikte çevrilmiştir

Bunların birçoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
40

وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
41

وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
42

فِى سَمُومٍۢ وَحَمِيمٍۢ

42-44. âyetler birlikte çevrilmiştir

Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
43

وَظِلٍّۢ مِّن يَحْمُومٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
44

لَّا بَارِدٍۢ وَلَا كَرِيمٍ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
45

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
46

وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
47

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
48

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

"Evvelki atalarımız da mı?"

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
49

قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْءَاخِرِينَ

49-50. âyetler birlikte çevrilmiştir

De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
50

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Âyet sayfası s.535 · 27. cüz
51

ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

51-52. âyetler birlikte çevrilmiştir

Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
52

لَءَاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
53

فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
54

فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
55

فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
56

هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
57

نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
58

أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

Attığınız o meniye ne dersiniz?!

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
59

ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
60

نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

60-61. âyetler birlikte çevrilmiştir

Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
61

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
62

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
63

أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
64

ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
65

لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
66

إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

"Muhakkak biz çok ziyandayız!"

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
67

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

"Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!"

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
68

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

İçtiğiniz suya ne dersiniz?!

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
69

ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
70

لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!..

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
71

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
72

ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
73

نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
74

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
75

۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

75-76. âyetler birlikte çevrilmiştir

Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
76

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌۭ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

Âyet sayfası s.536 · 27. cüz
77

إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌۭ كَرِيمٌۭ

O, elbette değerli bir Kur'an'dır.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
78

فِى كِتَٰبٍۢ مَّكْنُونٍۢ

Korunmuş bir kitaptadır.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
79

لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
80

تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Âlemlerin Rabb'inden indirilmedir.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
81

أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

81-82. âyetler birlikte çevrilmiştir

Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
82

وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
83

فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
84

وَأَنتُمْ حِينَئِذٍۢ تَنظُرُونَ

Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
85

وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
86

فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

86-87. âyetler birlikte çevrilmiştir

Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
87

تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
88

فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

88-89. âyetler birlikte çevrilmiştir

Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
89

فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
90

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

90-91. âyetler birlikte çevrilmiştir

Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
91

فَسَلَٰمٌۭ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
92

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

92-93. âyetler birlikte çevrilmiştir

Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
93

فَنُزُلٌۭ مِّنْ حَمِيمٍۢ

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
94

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Bir de cehenneme atılma vardır.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
95

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

Şüphesiz bu, kesin gerçektir.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz
96

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.

Âyet sayfası s.537 · 27. cüz

Meâl: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0)
Ses kaydı: Mişari Râşid el-Afâsî — AlQuran Cloud / islamic.network