İçeriğe atla
28 Ağustos 2026 · 15 Rebiülevvel 1448
Online Hatim
Mürselât Suresi

سُورَةُ المُرۡسَلَاتِ

Mürselât Suresi

77. sûre · 50 âyet · Mekkî · mushafta aç

1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا

1-7. âyetler birlikte çevrilmiştir

Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
2

فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
3

وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
4

فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
5

فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
6

عُذْرًا أَوْ نُذْرًا

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
7

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
8

فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ

Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
9

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ

Gök yarıldığı zaman,

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
10

وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ

Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
11

وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ

Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
12

لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ

(Bu) hangi güne ertelenmiştir?

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
13

لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ

Hüküm ve ayırım gününe.

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
14

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ

Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
15

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
16

أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ

Biz öncekileri helak etmedik mi?

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
17

ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ

Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
18

كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

Biz suçlulara işte böyle yaparız.

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
19

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.580 · 29. cüz
20

أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ

Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
21

فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ

21-22. âyetler birlikte çevrilmiştir

Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
22

إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
23

فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ

Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
24

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
25

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا

25-26. âyetler birlikte çevrilmiştir

Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
26

أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
27

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا

Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
28

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
29

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
30

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ

30-31. âyetler birlikte çevrilmiştir

"Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
31

لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
32

إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ

Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
33

كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ

Bunlar sanki birer kızıl devedir.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
34

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
35

هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

Bu, konuşamayacakları gündür.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
36

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
37

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
38

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ

Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
39

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ

Eğer bir tuzağınız varsa haydi bana tuzak kurun!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
40

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
41

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
42

وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ

Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
43

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

"Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
44

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
45

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
46

كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ

Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
47

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
48

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ

Onlara, "Rükû edin (namaz kılın)" dendiği zaman rükû etmezler.

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
49

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz
50

فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ

Onlar artık ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?

Âyet sayfası s.581 · 29. cüz

Meâl: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0)
Ses kaydı: Mişari Râşid el-Afâsî — AlQuran Cloud / islamic.network