İçeriğe atla
28 Ağustos 2026 · 15 Rebiülevvel 1448
Online Hatim
Kıyâme Suresi

سُورَةُ القِيَامَةِ

Kıyâme Suresi

75. sûre · 40 âyet · Mekkî · mushafta aç

1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ

Kıyamet gününe yemin ederim.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
2

وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ

(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
3

أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ

İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
4

بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ

Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
5

بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ

Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
6

يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ

"O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
7

فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ

7-10. âyetler birlikte çevrilmiştir

Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
8

وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
9

وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
10

يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
11

كَلَّا لَا وَزَرَ

Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
12

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ

O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
13

يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
14

بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ

14-15. âyetler birlikte çevrilmiştir

Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
15

وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
16

لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ

(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
17

إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ

Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
18

فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ

O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
19

ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ

Sonra onu açıklamak da bize aittir.

Âyet sayfası s.577 · 29. cüz
20

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ

20-21. âyetler birlikte çevrilmiştir

Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
21

وَتَذَرُونَ ٱلْءَاخِرَةَ

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
22

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاضِرَةٌ

O gün bir takım yüzler aydındır.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
23

إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌۭ

Rablerine bakarlar.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
24

وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌۭ

O gün bir takım yüzler de asıktır.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
25

تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
26

كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ

26-30. âyetler birlikte çevrilmiştir

Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
27

وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍۢ

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
28

وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
29

وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
30

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
31

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ

O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
32

وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
33

ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ

Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
34

أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ

34-35. âyetler birlikte çevrilmiştir

"Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
35

ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
36

أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى

İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
37

أَلَمْ يَكُ نُطْفَةًۭ مِّن مَّنِىٍّۢ يُمْنَىٰ

O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
38

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ

Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
39

فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz
40

أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْۦِىَ ٱلْمَوْتَىٰ

Şimdi, bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Âyet sayfası s.578 · 29. cüz

Meâl: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0)
Ses kaydı: Mişari Râşid el-Afâsî — AlQuran Cloud / islamic.network