Mushaf · 588. sayfa · 30. cüz
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ7 وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ8 كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ9 وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ10 ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ11 وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ12 إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ13 كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ14 كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ15 ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ16 ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ17 كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ18 وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ19 كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ20 يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ21 إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ22 عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ23 تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ24 يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ25 خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌۭ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ26 وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ27 عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ28 إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ29 وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ30 وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ31 وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ32 وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ33 فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ34
Meâl
Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak "Siccîn"dedir.
"Siccîn"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
O, yazılmış bir kitaptır.
O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.
Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı "İlliyyûn"dadır.
"İlliyyûn"un ne olduğunu sen ne bileceksin.
O yazılmış bir kitaptır.
Ona, Allah'a yakın olanlar şâhit olur.
Şüphesiz iyi kimseler, Naîm cennetindedirler.
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır) İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
O içeceğin katkısı tesnimdir.
Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.
Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
Mü'minler yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.
Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.
Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
İşte bugün de mü'minler kâfirlere gülerler.
Sayfa numaraları 604 sayfalık Medine mushafına göredir ve doğrulanmıştır. Satır kırılımı ekrandaki fonta göre değişir; basılı mushafın satır düzeniyle birebir aynı değildir.