Mushaf · 584. sayfa · 30. cüz
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى16 ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ17 فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ18 وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ19 فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ20 فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ21 ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ22 فَحَشَرَ فَنَادَىٰ23 فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ24 فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ25 إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ26 ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا27 رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا28 وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا29 وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ30 أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا31 وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا32 مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ33 فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ34 يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ35 وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ36 فَأَمَّا مَن طَغَىٰ37 وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا38 فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ39 وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ40 فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ41 يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا42 فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ43 إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ44 إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا45 كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا46
Meâl
Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:
"Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
Seni Rabbine ileteyim de ona karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Derken Mûsâ O'na en büyük mucizeyi gösterdi.
Fakat o, Mûsâ'yı yalanladı ve isyan etti.
Sonra sırt dönüp koşarak gitti.
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve âhiret cezasıyla cezalandırdı.
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve âhenk vermiştir.
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.
En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?
Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine âittir.
Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
Sayfa numaraları 604 sayfalık Medine mushafına göredir ve doğrulanmıştır. Satır kırılımı ekrandaki fonta göre değişir; basılı mushafın satır düzeniyle birebir aynı değildir.