Mushaf · 372. sayfa · 19. cüz
قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ112 إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ113 وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ114 إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ115 قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ116 قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ117 فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًۭا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ118 فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ119 ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ120 إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ121 وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ122 كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ123 إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ124 إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ125 فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ126 وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ127 أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةًۭ تَعْبَثُونَ128 وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ129 وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ130 فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ131 وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ132 أَمَدَّكُم بِأَنْعَٰمٍۢ وَبَنِينَ133 وَجَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍ134 إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ135 قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ136
Meâl
Nûh şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"
"Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"
"Ben inananları kovacak değilim."
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Dediler ki: "Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!"
Nûh şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Sonra da geride kalanları suda boğduk.
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Âd kavmi de peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Hûd, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
"Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum."
Dediler ki: "Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir."
Sayfa numaraları 604 sayfalık Medine mushafına göredir ve doğrulanmıştır. Satır kırılımı ekrandaki fonta göre değişir; basılı mushafın satır düzeniyle birebir aynı değildir.