Mushaf · 370. sayfa · 19. cüz
فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ61 قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ62 فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍۢ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ63 وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْءَاخَرِينَ64 وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ65 ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ66 إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ67 وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ68 وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ69 إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ70 قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًۭا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ71 قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ72 أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ73 قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ74 قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ75 أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ76 فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّۭ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ77 ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ78 وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ79 وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ80 وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ81 وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ82 رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًۭا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ83
Meâl
İki topluluk birbirini görünce Mûsâ'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.
Mûsâ, "Hayır!, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
Bunun üzerine Mûsâ'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
Mûsâ'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
Sonra ötekileri suda boğduk.
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Ey Muhammed! Onlara İbrahim'in haberini de oku.
Hani o babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
"Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.
İbrahim dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"
"Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"
"Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
İbrahim şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah dostumdur."
"O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."
"O, bana yediren ve içirendir."
"Hastalandığımda da O bana şifa verir."
"O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır."
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."
"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."
Sayfa numaraları 604 sayfalık Medine mushafına göredir ve doğrulanmıştır. Satır kırılımı ekrandaki fonta göre değişir; basılı mushafın satır düzeniyle birebir aynı değildir.