İçeriğe atla
28 Ağustos 2026 · 15 Rebiülevvel 1448
Online Hatim
Mutaffifîn Suresi

سُورَةُ المُطَفِّفِينَ

Mutaffifîn Suresi

83. sûre · 36 âyet · Mekkî · mushafta aç

1

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌۭ لِّلْمُطَفِّفِينَ

Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!

Âyet sayfası s.587 · 30. cüz
2

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

Âyet sayfası s.587 · 30. cüz
3

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

Âyet sayfası s.587 · 30. cüz
4

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ

4-6. âyetler birlikte çevrilmiştir

Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

Âyet sayfası s.587 · 30. cüz
5

لِيَوْمٍ عَظِيمٍۢ

Âyet sayfası s.587 · 30. cüz
6

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Âyet sayfası s.587 · 30. cüz
7

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ

Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak "Siccîn"dedir.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
8

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ

"Siccîn"in ne olduğunu sen ne bileceksin.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
9

كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ

O, yazılmış bir kitaptır.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
10

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

10-11. âyetler birlikte çevrilmiştir

O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
11

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
12

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
13

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
14

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
15

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ

Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
16

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ

Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
17

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
18

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ

Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı "İlliyyûn"dadır.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
19

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ

"İlliyyûn"un ne olduğunu sen ne bileceksin.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
20

كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ

O yazılmış bir kitaptır.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
21

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ

Ona, Allah'a yakın olanlar şâhit olur.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
22

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ

Şüphesiz iyi kimseler, Naîm cennetindedirler.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
23

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
24

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ

Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
25

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ

Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
26

خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌۭ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ

Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır) İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
27

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ

O içeceğin katkısı tesnimdir.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
28

عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ

Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
29

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ

Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
30

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ

Mü'minler yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
31

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ

Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
32

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ

Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
33

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ

Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
34

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ

İşte bugün de mü'minler kâfirlere gülerler.

Âyet sayfası s.588 · 30. cüz
35

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

Âyet sayfası s.589 · 30. cüz
36

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı!?

Âyet sayfası s.589 · 30. cüz

Meâl: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0)
Ses kaydı: Mişari Râşid el-Afâsî — AlQuran Cloud / islamic.network