سُورَةُ العَادِيَاتِ
Âdiyât Suresi
100. sûre · 11 âyet · Mekkî · mushafta aç
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًۭا
vel`âdiyâti ḍabḥâ.
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًۭا
felmûriyâti ḳadḥâ.
فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًۭا
felmügîrâti ṣubḥâ.
فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًۭا
feeŝerne bihî naḳ`â.
فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌۭ
inne-l'insâne lirabbihî lekenûd.
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌۭ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
veinnehû liḥubbi-lḫayri leşedîd.
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
efelâ ya`lemü iẕâ bü`ŝira mâ fi-lḳubûr.
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
veḥuṣṣile mâ fi-ṣṣudûr.
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّخَبِيرٌۢ
inne rabbehüm bihim yevmeiẕil leḫabîr.
Meâl: Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli — Diyanet İşleri Başkanlığı
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0)
Ses kaydı: Mişari Râşid el-Afâsî — AlQuran Cloud / islamic.network